Dil Edinimi
Dil öğrenmek hakkında her şey.
22 Ocak 2017 Pazar
Bir Dil En Kolay ve En Etkili Nasıl Öğrenilir?
Farklı zamanlarda dil edinimi üzerine farklı yaklaşımlar olmuştur. Bunların kimisi dil bilgisi temelli (grammar-based), kimisi bilişsel, kimisi ses-dilsel (audio-lingua) gibi yaklaşımlardır. Tüm bu yukarıda saymış olduğum yaklaşımlar bir dil öğretilirken eğitimin nasıl gerçekleşmesi gerektiği üzenedir. Peki, bunların hangisi daha etkilidir diye soracak olsak, net bir cevap almak zor; çünkü bu sorunun cevabı yaşa, hedefe, güdülenmiş olma durumu gibi bir takım etkenlere göre değişmektedir.
Fakat dil öğrenirken bazı noktaları bilmek için o dili mümkün olan kısa sürede öğrenmemizi sağlayacaktır. Bunlar, hem Almanca öğrenirken ( hiçbir kursa gitmeden ) kendi üzerimde deneyerek, hem de araştırarak , hem de üniversite eğitimin boyunca gördüğüm derslerden öğrendiğim noktalardır.
1- Özgüven: Aslında özgüven meselesi her şey için geçerli olan bir kuraldır. Başladığınız işe yüksek bir özgüvenle başlamıyorsanız, başarılı olma ihtimali de doğru bir oranla düşecektir. Yani yapmak istediğimiz şey ne olursa olsun özgüveniniz yoksa hiç girişmeyin bile bu işe.
2- Hedef (Güdülenmişlik ) : Kendinizi çekin bir köşeye alın elinize bir kağıt bir kalem neden bu dili öğrenmek istiyorum? Hedefim nedir? Ne amaçla öğreniyorum ( iş, seyehat vs. ) ? Gibi soruların cevabını verin ki rotanız belli olsun. Aksi halde, açık sularda kaybolmuş pusulasız bir kimse gibi olursunuz. Tüm bu yukarıda saydıklarımın cevabını kendinize verirseniz, kendinizi hedefiniz doğrultusunda güdülemiş olursunuz ki bu da sizi bilgiye almaya açık bir hale getirir.
3- Kararlılık: Özgüvenli bir şekilde işe başladınız, şimdi önemli olan ise artık kararlı bir şekilde hedefinize doğru gitmektir. Çünkü unutmayın ! Başladınız dili öğrenmeye ve karşınıza sizin bildiğiniz dile göre çok zıt yapılar çıkacaktır ve bunlar sizi '' bu da ne be ! ''demeye itebilir ve o noktada öğrenim sekteye uğrar. Fakat unutmayın yukarıdaki 1. ve 2. maddeyi çok iyi benimsemiş bir insanın böyle söyleme ihtimali daha azdır. Unutmayın ki mutlaka zorlanacaksınız fakat nihayetinde başarı varsa devam etmeye değer.
Bu yukarıda saydıklarım daha çok tavsiyeler babındandı, ama dil edinimi direk ilişkili olduğunu unutmayalım. Şimdi dili daha etkili öğretebilecek şeyler nelerdir?
1- Dile mümkün olduğunca maruz kalın: Eğer öğrenmek istediğiniz dili çevrenizde konuşan yabancı veya yerli insanlar varsa onlarla zaman geçirin. Dile maruz kalmak, radyasyona maruz kalmak gibidir. Radyasyona maruz kaldığınız maruz kaldığınız şeyi göremezsiniz, fakat sizi gizliden gizliden etkiliyordur. Aynı durum için dil içinde geçerlidir; siz maruz kaldığınızda farkında olmadan dili edinmeye başlamışsınızdır bile. Örneğin, muhitimizde yaşayan ufak Suriyeli çocukların çok güzel bir şekilde dili öğrendiklerini gözlemledim.
2- Öğrenmekle kalmayın, kullanın: Öğrendiklerinizi uygulamaya sokmadığınız sürece bilgiler uzun süreli geçişte zorlanacak ve kalıcılığı azalacak. Örneğin, ben öğrendiklerimi kendi kendime veya eşime söylerdim anlamıyor olsa dahi beni :) . Çünkü amacım işi uygulamaya koymaktı. Hani meşhurdur bizde şu atasözü: İşleyen demir pas tutmaz. Kullanılan bilgi unutulmaz ve fayda verir.
Sakın '' ya yanlış söylersem, ya bana gülerlerse '' gibi kaygılarla kullanmaktan geri durmayın. Unutmayın, bisiklet sürmeyi öğrenirken hemen öğrenmediniz. Yanlış cümle kuracak olsanız dahi kurun! Ama bu demek değildir ki hep yanlış söyleyin, karşı taraf size doğruyu öğretsin ve siz de araştırın.
Buraya kadar her şeyin anlaşıldığını düşünüyorum, fakat bunu okurken şu soruyu da sorduğunuzu duyuyor gibiyim : '' Hocam bir dilde dört beceri var: Okuma (Reading), Konuşma (Speaking), Yazma (Writing) ve Dinleme (Listening). Biz nereden başlayacağız ! '' ....... İşte şimdi oraya geldi iş, sinirlenmeyin güzel arkadaşlar :).
Bu yazacaklarım Almanca ve Arapça öğrenirken uyguladığım teknikler sonucu vardığım kararlardır.
1- Öğreneceğiniz dilin kendi dilinizle arasındaki farkları araştırın( alfabe, dil ailesi. Araştırın ki ileri nelerle karşılaşacağını bilin ve kendinizi ona göre ayarlayın.
2- İşe ilk olarak dilin nasıl seslendirileceğiyle başlayın. Örneğin: İngilizce'de sh: ş gibi okunur. Almaca'da v: f şeklinde okunur vs.
3- İlk önce temel (basic) dilbilgisi kurallarını öğrenin ( zamanlar, edatlar gibi. )
4- Bunu yaptıktan sonra gidin A1 seviyesinde bir hikaye kitabı alın. Okumaya başlayın onu, bilmediğiniz kelimelerin altını çizin.
NOT: Kelime ezberlemek yasak, zaten ne kadar çok okursanız öğrenmek istediğiniz kelimelerle bir o kadar karşılacak ve siz farkında olmadan o kelimeleri öğrenmiş olacaksınız.
5- Okurken anlamadığınız yapıların altını çizin ve hemen araştırmaya koyulun.
6- Tüm bunları yaparken yapacağımız diye bir aktivite: İnternetten dinleme yapmaya başlayın. Öğrenmek istediğiniz dil ile ilgili şarkılar, sohbetler gibi videoları izleyin. Örneğin, Almanca öğrenirken ben Easy German adlı bir youtube kanalında benim için çok faydalı videolar vardır. Ve hem dinleme ve hem de kelime haznem için çok faydalı oldu.
7- Yukarıdakine ek olarak: Film izleyin. Anlamasanız dahi film izleyin alt yazılı olarak. Yine hem öğrendiğiniz dil bilgisi yapılarını göreceksiniz, hem telaffuz hatalarınızı göreceksiniz, hem de kelimenizi geliştireceksiniz.
8- Peki ya yazma becerisi? Yazma becerimizi nasıl geliştireceğiz? Malumunuz internet artık her yerde. Hemen öğrenmek istediğiniz dile sahip insanlarla iletişime geçin onlarla ne hakkında olursa olsun yazışmaya başlayın. Buna ilaveten haftada 2-3 kez elinize boş bir A4 kağıdı alın ve bir konu belirleyin ve yazmaya başlayın. Peki bunun nasıl bir faydası olacak bize? Yazarken yazmak istediğiniz şeyi nasıl yazacağım derken araştırmaya koyulacaksınız veya yazarken acaba şu kelime neydi diye düşünüp araştıracaksınız.
Tüm bunları yaptığınız zaman ( doğru bir şekilde ) 4-6-9 ay arasında en azından B1 veya B2 seviyesinde olduğunuzu göreceksiniz.
6 Nisan 2016 Çarşamba
Hangi dil daha kolay veya zor?
Birçok insanın belki de hayalidir çok dil bilmek. Bu sebeple bazen insanlar hangi dili öğrenmek istediğine karar vermek için araştırmaya koyulur. Bu araştırmalar bazen karşılaştıkları yorumlardan veya geçici bir hevesten dolayı yarıda kalabilir.
Peki sorumuzun cevabına geçelim: Hangi dil daha kolay veya zor?
Cevap: ? Evet tahmin ettiğiniz gibi Çince ve Japonca en zor dil değil veya İspanyolca, İtalyanca, İngilizce vs. de en kolay dil değil. Bir dilin zorluğunu kendiniz belirlersiniz. Örneğin, siz İspanyolca öğrenmeyi çok istiyorsunuzdur ve öğrenmek için harekete geçtiniz. Belli bir zaman sonra da İspanyolcayı öğrendiniz. Veya aynı durum Çince gibi diller için geçerlidir.
Bir dil öğrenmede önemli olan mesele sizin özgüveniniz ve azminizdir. Ve aslında ortaya şöyle bir durum çıkıyor: En kolay dil sizin öğrenmek istediğiniz dildir, ve en zor dil de sizin sevmediğiniz dildir. Bunun içindir ki kimi insanları bir dili çok kısa sürede öğrenirken, kimi insanlar da ömür boyu öğrenemez. Bunun nedeni dilin zorluğu değil, özgüven ve kararlılığın eksikliğidir.
Aslında bu her iş için geçerlidir: Başarının anahtarı '' hangi meşguliyet olursa olsun '' özgüven ve kararlılıktan geçer.
Peki sorumuzun cevabına geçelim: Hangi dil daha kolay veya zor?
Cevap: ? Evet tahmin ettiğiniz gibi Çince ve Japonca en zor dil değil veya İspanyolca, İtalyanca, İngilizce vs. de en kolay dil değil. Bir dilin zorluğunu kendiniz belirlersiniz. Örneğin, siz İspanyolca öğrenmeyi çok istiyorsunuzdur ve öğrenmek için harekete geçtiniz. Belli bir zaman sonra da İspanyolcayı öğrendiniz. Veya aynı durum Çince gibi diller için geçerlidir.
Bir dil öğrenmede önemli olan mesele sizin özgüveniniz ve azminizdir. Ve aslında ortaya şöyle bir durum çıkıyor: En kolay dil sizin öğrenmek istediğiniz dildir, ve en zor dil de sizin sevmediğiniz dildir. Bunun içindir ki kimi insanları bir dili çok kısa sürede öğrenirken, kimi insanlar da ömür boyu öğrenemez. Bunun nedeni dilin zorluğu değil, özgüven ve kararlılığın eksikliğidir.
Aslında bu her iş için geçerlidir: Başarının anahtarı '' hangi meşguliyet olursa olsun '' özgüven ve kararlılıktan geçer.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)